Yazar: İdil Konuk

Salhane, Bozcaada’nın en özel mekanlarından bir tanesi. Rum Mahallesi’nde arka denizin kenarından yürüyünce yolun bitimindeki sarı binadan bahsediyorum. Mekana doğru girerken o meşhur yazı beliriyor bir anda: ‘Burada katledilen bütün hayvanların anısına’. Evet burası eskiden bir mezbahaydı, şimdi bir kafe bar olarak Bozcaada Belediyesi tarafından işletiliyor. Peki buranın gerçek hikayesi ne? Bozcaada hayatını ve kültürünü temsil eden, adanın hafıza mekanlarından biri olan Salhane 60’lı yıllarda mezbaha olarak inşa edildi. Yerlilerin hayvanlarını kestiği bir yer olarak uzun süre bu şekilde hizmet verdi. Sonrasında 1997 yılında Bülent Sucu mekanın mimarlığını ve işletmesini alarak binayı renove etti. 2007 yılına kadar işletti fakat sonrasında…

Read More

Bozcaada’ya geldiyseniz, adanın tarihten bugüne içinde yaşadığı kültürel, toplumsal, ekonomik hayatını gözlemleyebileceğiniz, hatta kelimenin tam anlamıyla adada zaman yolculuğu yapacağınız Bozcaada Müzesini ziyaret etmek isteyebilirsiniz. Bozcaada Müzesi, sıradan ve soğuk müzelere benzemiyor; tam tersi, küçük büyük bütün eserler, zevkli sunum ve ilgi çekici açıklamalarıyla sunuluyor. İşlevine yakışır şekilde ada merkezinde eski bir Rum binasında hizmet veriyor. Bozcaada Müzesi aynı zamanda Bozcaada Yerel Tarih Araştırma Merkezi olarak da aktif bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor.  Bozcaada Yerel Tarih Araştırma Merkezi Bozcaada Müzesi’nde ada tarihine ışık tutacak ve buradaki eski uygarlıkların yaşadıklarını gözler önüne serecek türden koleksiyonlar sergileniyor. Özellikle mesleklere ait canlandırma alanlarında nelerin…

Read More

Bozcaada’da da konaklamak için her yerde olduğu gibi birçok alternatif var. Evet, bu adada 5 yıldızlı, devasa oteller yok ancak pansiyon, bağ evi, butik oteller ve tatil çiftliği gibi seçenekler mevcut. Adada kısa ya da uzun konaklamalı tatillerinizin planını yaparken ilk düşünmeniz gereken sorular arasında geliyor bu konu: Nerede konaklayalım? Öncelikle şehir merkezi mi şehir dışı mı tercih edeceğinizi düşünebilirsiniz. Şayet tercihiniz ‘daha çok doğada olalım, insanla ve kalabalıkla işimiz olmasın, koylara daha yakın olalım’ gibi alternatifler ise şehir dışındaki seçenekleri düşünebilirsiniz. Bu durumda daha çok bağ evlerini veya tatil çiftlikleri incelemeniz gerekecek. Tatil çiftliği dediğimiz konseptte, daha geniş alanlar,…

Read More

İstanbul’dasınız, 2-3 günlük tatiliniz var, bir nefes almak istediniz ve evet, Bozcaada sizin için doğru adres olabilir. Bakıyorsunuz haritadan veya bir navigasyon uygulamasından, çizilen rotalar Bursa ve Trakya üzerinden olması itibariyle kafanız karıştı veya yol – benzin maliyeti hesabı yapıyorsunuz. (Malumunuz benzin ve yol fiyatları yüzünden hangimiz bu hesapları yapmıyoruz?) Bu yazıda İstanbul’dan Bozcaada’ya gidiş yollarını açıklayacağız. Maliyet, güzergah açısından size uygun olanını seçip, gaza basmaya başlayabilirsiniz. Öncelikle, yola çıkmadan önce Geyikli-Bozcaada gemi rezervasyonunuzu yapmayı unutmayın. Sefer saatlerine bakmak ve rezervasyon yapmak için https://online.gdu.com.tr/ sitesini ziyaret edebilirsiniz. Bozcaada’ya uçak maalesef bulunmuyor. İstanbul Çanakkale uçuşları uzun süredir kaldırılmış durumda. Dolayısıyla hava…

Read More

Bozcaada şarapları 1920’lerden beri herkesin dilinde. Eskiden Rumlar, şimdi ise Türk üreticiler sayesinde ‘adada ne içilir?’ sorusunun tek cevabı şarap gibi algılanabilir. Evet şarabı üzümden yapıyoruz, ama üzümden koruk suyu, üzüm suyu, şıra gibi başka başka içecekler de çıkıyor. Bunun dışında bahar aylarında adanın her yerini kaplayan kıpkırmızı gelinciklerden, ‘buralar hep dutluktu’ dediğimiz dut ağaçlarından, bozkırlarda topladığımız adaçaylarından birçok içecek üretebiliyoruz. Bu yazıda adanın kendine has ürünlerinden yapılan içecekleri derliyoruz. Tabii ki bu içecekleri başka yerlerde görmüş ya da tatmış olabilirsiniz, ama bazı şeyler hem yerinde hem de mevsiminde güzel ve taze! Adaçayı & Kekik Boz bir adada, Akdeniz ikliminde,…

Read More

Bozcaada’yı çoğumuz kafa dinleme yeri ya da kaçış yeri olarak nitelendiriyoruz. Kaçmak istiyoruz çünkü şehirlerin kaosundan bıktık, trafikten yorulduk, insan sevmez olduk, her şeye para verip ne huzur ne mutluluk bulduk, ‘yeter!’ noktamıza ulaştık. Hepinizin kafasında ‘şöyle bir sahile uzansam, ayaklarımı sıcak kumlara gömsem, güneşin yakmasından bunalıp soğuk denize atsam kendimi, birkaç atıştırmalığım olsa yesem içsem’ dediğini duyar gibiyim. Bozcaada’da bunları yapmak için çok büyük efor ya da para harcamanıza gerek yok. Adanın bakir koylarını artık hepimiz duyduk ya da biliyoruz, iki sandalye bir örtü atıp şöyle yayılabileceğiniz. Bir kitap da yeter, bir müzik kutusu da. Belki de hiçbir şey…

Read More